Etiket arşivi: Philip Jose Farmer

Aşıklar & Philip Jose Farmer

18777030

Çeviri: Kemal Baran Özbek

Cinselliği ele alış tarzıyla büyük tartışmalar yaratmış bir bilimkurgu başyapıtıdır Aşıklar.

Farmer’ın 1952 yılında uzun öykü olarak yazdığı, ancak “fazlaca aykırı” bulunduğu için popüler bilimkurgu dergilerinin editörlerince geri çevrilen Aşıklar, Startling Stories Dergisi’nde yayımlanma şansı bulduğunda okurlar arasında büyük bir coşku yarattı ve yazarına “En Çok Umut Veren Yeni Yazar” dalında Hugo ödülünü kazandırdı.

Günümüz için oldukça masum kalsa da Aşıklar’ın yayımlandığı dönemde yarattığı etki, ancak afallatıcı olarak tanımlanabilir.

1960 yılında roman haline getirilen öykü; yabancı biyolojisi, asalak yaşam ve seks üçlüsünün din kazanında hazırlanmış tehlikeli bir karışımıdır…

Dünyanın Kıyamet Savaş’ından sonraki kolonileşme çabaları meyvesini verir ve böceğimsi bir tür olan Wog ırkının yaşadığı gezegen olan Ozagen’e ulaşılır. Dini kastın üst seviye üyeleri ile birlikte iletişim konusunu çözümlemesi adına dilbilimci olan Hal Yarrow’da bu gezegene yapılacak olan ön-kolonileşme seferine dahil edilir.

Karakterleri bakımından bir novella olması dolayısıyla bir derinlik beklemesemde beni yanıltan bir boyuta sahip karakterleri vardı.

Farmer’ın kendi yarattığı ırkı olan “Wog”ları tanımlarken ki başarısı etkileyiciydi. Böceklerden ve böcekbiliminden bir gram anlamayan bir okuyucu olarak ırka yabancı kalmadım. Duygusal ve toplumsal yönden insan toplumunun 1800’lü yıllar sonundaki haline benzeyen bir kültürü, böceğimsi bir ırka modelleyerek, bunun üzerinden sorgulamayan ve kendi dürtülerini baskılayan insan toplumunun ne hale gelebileceği hakkında fikir yürütüyor.
Türler arası ilişki konusunda cesur davranan yazar, ne yazık ki bu cesaretini baş karakterimiz ile ilişkiye giren dişi uzaylı ırkını yaratırken ve onlara bir kültür arkaplanı oluştururken kullanmamış. Varoluşlarını erkeklerin cinsel arzuları üzerinden yürüten bu tür, ne yazık ki erkek egemenliğine maruz kalarak hayatını sürdürmek zorunda kalıyor.

Bir dilbilimci sayılabilecek Hal Yarrow’un içinde bulunduğu baskıcı dini rejimi sorgulamaya çalışması, cinselliğin ve dinsel tabularının anlamlarını, nedenlerini merak etmesi üzerineydi. Oldukça iyi bir okuma sunması rağmen okurken yer yer rahatsız edici ve çelişkili söylemleri sahipti.

Yazıldığı yıl göz önüne alındığında ve toplumun kendi düşüncesinden farklı bir cinsellik ve onunla karışmış din konusunda ki görüşleri de düşünüldüğünde -ki bakış açıları onca yıl sonra bile aşağı yukarı aynıdır- sansasyonel bir eser olduğu fark ediliyor. Sonuçta bütün olarak ele alındığında tabu yıkıcı bir eser olmaya çalıştığı söylenebilir.