Etiket arşivi: Macera

Leviathan Uyanıyor (Enginlik #1) & James S.A. Corey

Çeviri: Cihan Karamancı

İnsanlık güneş sistemini —Mars’ı, Ay’ı, Asteroit Kuşağı’nı ve de ötesini— kolonileştirmiştir. Fakat yıldızlar hâlâ erişilmezdir.

Jim Holden Satürn’ün halkaları ile Kuşak’taki maden istasyonları arasında mekik dokuyan bir buz şilebinin idari subayıdır. O ve mürettebatı Scopuli adındaki terk edilmiş bir gemiye rastladıklarında kendilerini hiç istemedikleri bir sırrın içinde bulurlar. Bu birileri için uğruna cinayet işlenecek bir sırdır—hem de Jim ile mürettebatının hayal bile edemeyecekleri bir ölçekte. Jim gemiyi oraya kimin ve niye bıraktığını bulamazsa güneş sisteminde savaş çıkacaktır.

Dedektif Miller bir kızı aramaktadır—milyarlarca kişilik bir sistemdeki tek bir kızı. Fakat kızın ailesinde para boldur ve parayı veren düdüğü çalmaktadır. İpuçları onu Scopuli’ye ve isyancı sempatizanı Holden’a çıkardığında Miller bu kızın tüm olup bitenlerin anahtarı olabileceğini anlar.

James S.A. Corey

James S.A. Corey

*James S.A. Corey aslında iki yazarın ortak olarak yazdıkları seride kullandıkları mahlaslarıdır. James, Daniel James Abraham’dan, Corey ise Tyler Corey Franck’dan gelir. S.A. ise Abraham’ın kızının adıdır.

Bu incelemede artı eksi benzeri bir yazı yazmak istedim.

Öncelikle ben bu tarz kolonilerin ve istasyonların Dünya’ya gezegenine düşman oldukları eserleri severim. Nedense insan doğasını daha iyi anlattıklarını düşünürüm. Sonuçta hepimiz benciliz. Bu tarz bir anlatım seçmesi kitap açısından benim için artı değerdi.

Diğer yandan karakterlerin geliştiğini görmek zordu. İki ana karakterde bana pek çekici gelmediler. İdealizmin gözünü kör ettiği ortalama bir kaptanın ve takıntılı ama neye, niçin, nasıl takıntılı olduğu anlaşılmayan bir eski polisin yarım yamalak karakterler olduklarını hissettim. Eh, bu da bir eksi sayılır.

Sıradaki: Neden bu kadar uzun? Kitap boyunca varlıkları bir enstantene, kısa bir cümle ile açıklanabilecek karakterlere, olaylara ayrılmış en az 150 sayfa vardı. Uzun kitapların iyi kitaplar olduğunu düşünmek kadar basit bir yaklaşıma sahip olmadığım gibi, yazarlarda benim gibi düşündüğüne de eminim. Kitabın sonu ise, devam kitabı çıkarabilirsiniz ama böyle ucuz çizgi roman veya klasik tv-dizisi bitirme hamlesine benzer bir son yazmadan bunu yapmalısınız.

Sonuç olarak bu kitap benden 2’den fazla 3’ten az bir yıldız aldı. Fakat huyum kurusun devam kitabını okuyarak yarım kalan olayları tamamlarım.

Dediğim gibi, Leviathan Uyanıyor, evreni güzel olmasına rağmen, karakterlerinden hoşlanmadığım ve politik veya askeri yönden sıradan ve hikayenin şoke edici yanlarının zayıf olduğuna inandığım bir kitap oldu.

Resim: Daniel Dociu

Resim: Daniel Dociu

Reklamlar

Aqua Knight (KISHIRO Yukito)

Water World and Poop
   Her tarafının okyanus olduğu bir adada küçük bie çocuk ve babası eğlenceli bir hayat sürmektedir. Bir gün küçük çocuk denizde bir zırh bulur ve maceralar başlar. Vallahi, anlatılacak çok bir şey yok. Tanıtımı kısayken kendi daha kısa…
   Güzel bir fantastik dünya yaratılmış. Ciddiyetten uzak bir anlatımla hikayenin arkaplanı, mitolojisi verilmeye çalışılmış. Buna rağmen arkada bulunan sistematik yapılanmanın çok daha iyi olabileceğini düşünüyorum. Bir de neredeyse serinin en boktan karakteri başrol oluyor. Kaldırmadım.Hikaye biraz daha ciddi anlatılsa çok daha başarılı olurdu. Devam etse, uzun soluklu ve başarılı shonunen serilerden birisi olabilirmiş. Komedi unsuru çok zayıf olmasına rağmen. Bok esprileri çok kütüydü. Herneyse kısa, tadımlık bir shounen arıyorsanız size göre..
   Yanlış hatırlamıyorsam, Kevin Costner reisin Water World diye bir filmi vardı. Böyle heryer sularla dolmuş.. Ulaşım, beslenme neredeyse herşey denizden sağlanıyordu. Bundan neden bahsettim, fikrim yok. (Kültürlü biriyim, tabii ki!)   Aqua Knight (***) kısa, komedisinin herkese hitap etmediği, bok esprileri havada uçuşan ama iyi bir arkaplan evrene sahip bir seri ki okumak veya okumamak önemli değil. Birşey kazanmaz veya kaybetmezsiniz.

Taltos & Steven Brust

Taltos Steven Brust

Kitapyurdu.com’dan satın almak için üstteki resime tıklayabilirsiniz.

   Hikaye, Taltos‘un daha önce tanıştığımız dostları (Aliera, Morrolan, Sethra vs.) ile olan ilk münasabetini anlatıyor. Brust‘un daha önce Vlad’ın diyaloglarına ve iç sesine karıştırdığı “Bu başka bir hikayenin konusu….” söylemini desteklercesine atılan atıfları var. (Vlad’ın ot dükkanı referansı aklıma ilk gelenlerden birisi. ) Bu atıflar ustaca hikayeye yedirilmiş. 
 
   Kısa ama Taltos hikayelerine gayet uygun, çok fazla bilgi vermeden amacı sadece eğlendirmek ve öldürmek olan bir kitap olmuş. Okurken bu seriden ne kadar hoşlandığımı hatırladım. Her şey istediğim gibi şekillenmişti. Cawti’nin ortalıkta olmaması (Vlad’ın evlenmesinden önce geçiyor.) , Vlad genç ve henüz örgütün daha alt kademelerinde olması, gibi ilginç durumlarla  tatmin edici bir kitaptı. 
 
   Her fantastik eser gibi birçok karakter girip çıkıyor olmasına rağmen kafa karıştırmadan, gerekli olmayan analizleri yapmadan, yan karakterler hakkında sadece bilmemiz gerekenleri biliyoruz. Bir süre sonra ölecek veya hikayenin tümü için anlamsızlaşacak karakterin tüm soyunu sopunu öğrenmemize ne gerek var. Bu konuda Brust’un eli öpülesi.
 
   Taltos (****)  serinin tekrar rayına girdiği ve okumaktan en zevk aldığım romanlarından birisi oldu. 
 
 Serinin diğer kitapları; 

Teckla & Steven Brust


Cover of Teckla

   Diğer burada ve burada hakkında bir şeyler yazdığım kitaplar aksiyon ve hikaye konusunda iyilerdi. Teckla kitabı ise daha çok Vlad’ın karakter gelişimini, hikayenin gidişatını temelden değiştiren ve Drageara dünyası hakkında birçok fikri barındırıyor. Bu yönüyle serinin ana temeline dinamit koyduğunu düşünüyorum. 

Aynı zamanda hikaye Brust’un siyası görüşleri ile zorlama bir anlatım tarzına sahip olmuş. Karakterler ilk iki kitabın bize anlattığından farklı davranıp, yeniden biçimleniyorlar. Özellikle Cawti ve Vlad’ın değişimleri bana çok mantıksız, tutarlılık ile yenilik çizgisi arasında gidip geliyormuş gibi geldi. Vlad’ın savunduğu ve üzerine hayatını kurduğu bireyselciliğin yıkıldığını görüyoruz. Pekte seride olması gereken bir durum değil.

Bölüm alt başlıkları hakkında bir şeyler söylemeden geçmek istemiyorum. Hikayeyi harika tamamlamışlar. Hikaye her ne kadar Vlad Taltos serisi okurları için tatmin edici değil ve sonlanmasa da kötü bir öykü değil.  Sadece defalarca söylediğimi tekrar söyleyeyim, bu seriye uygun değil.

Teckla kendinden önceki kitapların yanında sönük kalıyor ve değişim yaratmaya çalışırken birkaç açıdan tüm hikayeyi zedelediğini düşünüyorum. Vlad’ın bazı karanlık anları ve kendi için “iş” yapması dışında fazla bir şey yok. Teckla(**½) Vlad Taltos serisine ait olmayan bir kitap olmuş. 
Serinin diğer kitapları;

Yendi & Steven Brust

Yendi Steven Brust

Kitapyurdu.com’dan satın almak için üstteki resime tıklayabilirsiniz.

   Brust Jhereg’ten birkaç yıl önce geçtiğini düşündüğüm bu hikayesi ile Vlad!ın geçmişi konusunda ilk kitapta verdiği bilgiler hakkında ne kadar titiz ve tüm hikayeye hakim olduğunu gösteriyor. 

   Vlad bu kitapta kendi bölgesini korumak için başka bir Jhereg olan Laris ile savaşa girişiyor. Savaş sırasında karısı ve ortağı tarafından öldürülüyor. İlk kitapta Vlad bunun hakkında söylenip duruyor zaten. Neyse, yeterli paranız veya yetenekli bir dostunuz varsa Adrlinka da ölüler diriltilebilir. Laris’in para kaynağını takip ederken Vlad kendini Ejderha ailesi ve döngüyle alakalı bir komplonun içinde buluyor. 

   Yendi, ilk kitaba nazaran daha iyi yazılmış. Hikaye Jhereg’te ki gibi Vlad’ın ağzından yazılsa da çok daha geniş bir çevreye sahip ve daha gizemli olmuş. Hikaye örgüsü bazen hızlı, bazen yavaş ama şüpheyi de sürekli üst seviyede tutarak okunması zevkli bir kitap olmuş. 

   Vlad’ın karakterini tanırken karısı ile olan ilişkisinin ürkütücü başlangıcına tanık oluyoruz. Vlad’ın ve Cawti arasında ki ilişkinin başlangıcı bana garip, anlaşılmaz ve zorlama gibi geldi. Sonuçta eğer bir kiralık katil değilseniz sizi öldüren kişiye diriltildikten sonra aşık olmayı anlayamazsınız.

   Yendi (****) şüpheyi ve gizemi sürekli koruyarak bir diğer sayfayı çevirmeniz sağlayan bir kitap olmuş.

 Serinin diğer kitapları;

Jhereg & Steven Brust

 

Jhereg Steven Brust

Kitapyurdu.com’dan satın Almak İçin Üstteki Resime Tıklayabilirsiniz.

   Jhereg, Steven Brust’un Dragaera evreninde geçen ve kiralık katik Vlad Taltos’un hikayelerini konu olan serisinin ilk kitabıdır. Şimdi burada kronolojik veya yayınlanma sırasına göre okuma saçmalığı tartışmasına girmek istemiyorum. Ben yayınlanma sırasına göre okumayı tercih ettim. Diğer şekilde okuyanlara saygım yok. Neyse

   Jhereg ilk kitap olmasına rağmen dolu dolu bir hikaye içeriyor ve devamını vaad ediyor. Taltos romanları bir bakıma dedektiflik hikayelerine benziyor. Dedektiflik romanlarında çözülmesi gereken bir gizem vardır. Katile ulaşmak için ipuçları taplanır ve işlenir. Fakat Vlad Taltos serisinde ise çözüm bizi katile değil, maktüle götürüyor. Tam tersi bir durum yani. Seri için anti-dedektiflik serisi diyebiliriz. Hikaye de hem epik hemde gizem unsurlarını yerinde ve dozunda kullanılmış. Evren, mitoloji, tarih ve karakterlerin arka planları hakkında ipuçları atılarak okuyucunun ilgisi ve merakı diğer kitaplar için diri tutulmuş.

   “Hikaye İmparatorluğun döngüsü ve Vlad’ın dostu –çeviride besleme olarak geçen- Loish ile ilişkisinin başlangıcını anlatıyor. İblis adlı ve ailenin üst kademelerinde olan biri Vlad ile “iş” yapmak istiyor. Ondan ailenin kasasını soyup kaçan eski bir konsey üyesi Mellar’ı öldürmesini istiyor. Vlad araştırmalarını yaparken Mellar’ın Jhereg ailesinin kadim düşmanı Ejderha ailesinden Lord Morrolan’ın –Aynı zamanda Vlad’ın da dostudur.Dostlukları ise… Başka bir hikaye.- korumasında olduğunu öğreniyor. Neden, nasıl sorularına cevap ararken….

   Neyse, hikayenin tadını kaçırmadan bu kadar bir giriş yazdım. Sonuçta birinin size katilin kim olduğu söylemesini istemezsiniz. Jhereg serinin girişi için oldukça dolu ve açıklayıcı bir kitap olmuş. Vlad’ın ilişkileri, “iş” tanımı, kimliği ve kökeni hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz. Bazen gelen bilgiler fazla olsa da genel itibarıyla bahsedilen her konu hakkında kafanızda bir resim oluşuyor. Bahsetmeden geçmek istemediğim ve nedenini diğer kitapları okuyunca anlayacağınız bölüm alt başlıkları kitaplarının ismini oluşturan ailelerinin mottosu ile başlıyor. Hikaye boyunca oraya buraya serpiştirlimiş ve diğer kitapların bazılarının ana konusu olacak karakterler, fikirler, savaşlar, silahlar ve bir çok düşünce var.

    Jhereg (****) beni hikayesi, karakter çeşitliliği, komedi dozu,  arkada iyi düşünülmüş bir kurguya sahip olduğunu hissettirmesi ile etkiledi. Fantazi kitaplarında yeni bir tarz veya taze bir hikaye okumak isterseniz Jhereg sizi tatmin edecektir. Teşekkürler.

ID:The Greatest Fusion Fantasy (Kenny A.T. & KIM Daewoo)

1

“Gender Bender akar!”

MU: ID:The Greatest Fusion Fantasy

Novelden mangaya dönüştürülen eserlerden birisi diyerek başlayalım. Asıl elemanız Chun-wa kendini bir anda yabancı olduğu bir dünyada bulur. Yoldaşları ile tanışır ve dikkat çekmemek için Id isimini seçer. Neden bu dünyaya geldiğini, amacını ararken kendine edindiği dostlarına yardım eder, düşmanlar kazanır ve dağları yok eder. (bu kısım ilginçti be!) Bu dünyada zibilyon tane fantastik yaratık vardır.

Okumaya devam et

Dorohedoro (HAYASHIDA Q.)

Başlık: Dorohedoro

Tür: Aksiyon, Macera, Psikolojik, Seinen, Korku, Yetişkin, Seinen

Yazar: HAYASHIDA Q.

Çizer: HAYASHIDA Q.

Durum: Devam ediyor.

Bölüm Sayısı: 16. Cilt

Karne: 16. Cilt

Okumaya devam et

The Arms Peddler (NANATSUKI Kyoichi & PARK Joong Gi​)

Başlık: The Arms Peddler

Tür: Aksiyon, Macera, Fantezi, Dram, Yetişkin, Seinen, Doğaüstü

Yazar: Nanatsuki Kyoichi

Çizer: PARK Joong Gi

Durum: Devam Ediyor.

Bölüm Sayısı: Cİlt 4 – Bölüm 30

Karne: Cİlt 4 – Bölüm 30

Okumaya devam et

Tower Of God (Slave In Utero)

Tower Of God

Tür: Manhwa, Aksiyon, Macera, Fantastik, Romantizm,

Yazar: Slave in Utero

Çizer:Slave in Utero

Durum: Devam Etmekte.

Bölüm Sayısı: Cilt 2- Chapter 87

Karne: Cilt 2-Chapter 87

Okumaya devam et