Aylık arşivler: Haziran 2014

Shigatsu wa Kimi no Uso (ARAKAWA Naoshi)

65274 v01_front

Piyano ve Tanju Okan’dan Arkadaşımın Aşkısın…

Müzik ile alakalı bir manganın duyma hissi üzerine yapılan bu sanatı anlatmakta ne kadar başarılı olabileceği tartışılabilir. Sadece siyah ve beyaz çizgilerin olduğu bir kağıttan ibaret olan sanatın kulağımın çizgileri duyma yeteneği olmadığını farketmesi gerek. Daha önce müzikle alakalı okuduğum bir manga olan BECK‘te de bundan dert yanmıştım. Müzik çekirdeğinde işitsellik taşıyan bir sanat olunca bu tarz mangalarda bazı olaylar havada kalıyor.

Shigatsu wa Kimi no Uso konu olarak bir piyanisttin müziği bırakması ve arkadışımın aşkısın şarkısına konu olabilecek bir şekilde oldukça itici bir karakter ile girdiği etkileşimler üzerinedir. Küçük dahi/çalışkan piyanistimiz kafasının içindeki engelleri aşarak tekrak başarılı olacak mı anlamak için okuyoruz.

Karakterler bakımından pekte iyi bir manga olduğunu söylemem. Ana karakterlerden tutunda tüm yan karakterlerin hepsi bana itici geldi. Rolleri, kişilikleri hiç bir zaman cezbeci olmadılar.

Hızlı okunan bir manga pek diyalog, düşünce, konuşma yok. Sanatı orta seviye denilebilir. Takibi de kolay. Bir trajedi havası sezdiğim için okumaya devam edeceğim ama tavsiyem hiç girişmeyin.

Reklamlar

Tokyo ESP (SEGAWA Hajime)

Resim

“Parlayan bir balık size süper güç verse ne yapardınız….”

İyilik için savaşan kahramanlar, kötülük için savaşan kahramanlar, bıkkınlık getiren trajik geçmişler, süper güçler, yozlaşmış hükümet gruplarına karşı kişisel intikam savaşına çıkmış nedenleri haklı, eylemleri aptalca olan kişiler, gruplar vs. Bu kadar çok klişe bir araya gelince insan hikayeden soğuyor. Bir de üstüne liseye giden çocukların dünyayı kurtarması…

Bu elementler o kadar fazla, hikayede, mangada, romanda, sinema filminde kullanıldı ki neredeyse hepsi birbirinin benzeri olup çıktı. Karakterlerin eylemleri için oluşturulan motivasyonların içi boşaldığından  dolayı neredeyse karşı tarafta -okuyucuda- hiç bir duygu oluşturmamakta. Bu da karakterleri sığ, tahmin edilebilir ve sevimsiz yapıyor.

Tekdüzeliğe inen hikayeyi ilerletmek için iki bölüme ayırmak mangaka tarfından yapılan iyi bir hamleydi. Hikayeyi okumanın en zevkli yanı ise yaptığı göndermelerdi. Uçan bir penguen, Yoda, kung-fu bilen bir panda, Steven Seagal vs.

Karakter tasarımı ve çizimleri daha önce şurada bahsettiğim aynı mangakanın Gai-Re mangasına çok benziyor. SEGAWA Hajime‘nin kadın karakterlerini ve çizimlerini seviyorum.  Karakter bakımından manga zayıf değil. İyi tasarlanmış, oturmuş kişiliklere sahipler. Her karakter için yeterli gelecek bir arkaplan oluşturulmuş. Bunun yanı sıra hikaye ilerledikçe grubun etkileşimleri ve diyalogları sayesinde genel hikaye yerine karakter gelişimine odaklanıyorsunuz.

Sıradan bir hikayeyi sadece karakterlerin gelişimi için okurum derseniz ve/veya süper güçleri ve liseli çocukların dünyayı kurtarmasını seviyorsanız okuyun.