Yıkım’a Giden Adam ve Kaplan! Kaplan!

Alfred Bester’in dilimize kazandırılmış iki tane kitabı var. Cyberpunk türünün ilk örneklerinden sayılabilecek bu iki eser;

The Demolished Man;

Yıkım’a Giden Adam (Altıkırkbeş Yayınları, Eylül-2000), 24. Yüzyılda Cinayet (Deniz Kitaplar Yayınevi, Aralık-1983), Anarşist (Okat, 1971)

The Stars my Destination (Tiger!Tiger!) ;

Kaplan! Kaplan! (Altıkırkbeş Yayınları, Kasım-1996)

 

Birkaç hikayesi de toplamalarda yayınlandı. Bunlar Bester’in yazdığı kitapların tamamı olmamasına rağmen dünyaca bilinen ve bilim-kurgu türünün klasikleri arasında anılan romanlarıdır.  Önce altıkırkbeş çevirisi ile okuduğum Yıkım’a Giden Adam’dan bahsedeyim.

 Yıkım’a Giden Adam

“Cinayet işlemenin teknik olarak imkansız olduğu telepatların cirit attığı bir toplumda, 24. yüzyıl dünyasında bir adam cinayet için neler yapabilir? “

Bester, polisiye bir hikayeyi, esperler (telepat), teknolojik ilerlemeler, uzay kolonileri de katarak bilim- kurgu hikayesi haline getirmiş. Roman hızlı bir ilerleyişi sahip, sıkmayan bir olay sıralaması var. Reich, neredeyse kıçının üstüne oturmadan 200 sayfa sürekli hareket halindeydi. Lincoln Powell, polis olmak için biçilmiş kaftan bir karakterdi.

Kitap başladığınızda bitireceğiniz bir kitaptı, yani tek oturuşta okuyabilecek bir eserdi. Aslında anlatıcı (Bester) karakterleri sevmememiz için elinden geleni yapıyor.Karakterlere üzelebilirsiniz ama hareketlerinin nedenleri konusunda ki yaklaşım -bana her zaman hikaye için hem iyi hem kötü olan- Freudian bir anlatım tarzına sahipti. Bu da ister istemez bazı karakterleri itici bulmama ve kitap boyunca gereksizliklerinden dem vurmama neden oldu.

En başta ve en sondaki rüya kısımları harikaydı. Buna rağmen tüm kitabın teması bilinçaltı dünyasında (Freduian) geçmiyor.

Birkaç alıntı;

“Dikkat: Cinayetin özü asla değişmez. Her çağda, kurbanın ödül olduğu bir çatışmada, katil ve toplum karşı karşıyadır. Toplumla savaşmanın ABC’si değişmeden kalacaktır. Atik olun, cesur olun, kendinize güvenin, o zaman başarırsınız. Bu artılara karşı toplum savunmasızdır. “

“Eğer bir adamın topluma karşı gelebilecek yeteneği ve cesareti varsa, o kesinlikle ortalamanın üzerinde demektir. “

Kaplan!Kaplan!

“İntikam için beyninde ki düğmeyi çeviren bir adam…”

Monte Cristo Kontu, yazılmış en iyi intikam hikayelerinden birisi hatta en iyisidir. Kaplan! Kaplan!’da sıradan ve ilerlemek için herhangi bir çaba göstermeyen Gully Foyle’un uzayda onu terk eden gemiye karşı verdiği ve uzunca bir süre sadece metali cezalandırmaya çalışması ile oldukça da komik bulduğum bir kısma sahip olan bir eserdir.

Bir kitapta, radyoaktif bir adam, tek yönlü bir telepat, beyin gücü ile ışınlanan insanlar, deli bir milyoner, süregelen gezegenler arası bir savaş ve muhteşem bir sirk varsa o kitap iyidir.

Resim: Deviantart Aspius

Resim: Deviantart Aspius

150-200 sayfa boyunca Foyle’dan nefret ettim. Son kısımlarda ise Foyle vicdan denilen hastalığa yakalandı. İşte o zaman gerçekten harika bir karakter haline geldi. Foyle’un intikam arzusunu ve kör bir saplantının insana yapabileceklerini okudukça saplantısını aşmak yerine ona takılıp kalan bir adamın tehlikesini görüyorsunuz. Sayfalar ilerledikçe kurgunun nasıl da kusursuz olduğunu kavrıyorsunuz. Hikayenin en başında düşündüğüm şeyi sonunda o kadar temiz bir şekilde bağlıyor ki, tereyağından kıl çeker gibi, basitçe…

Birkaç alıntı;

“…Biz,herhangi birimiz kim oluyoruz ki dünya için bir karar verelim? Bırakalım dünya kendi kararlarını versin. Biz kim oluyoruz ki dünyadan sır saklıyoruz? Bırakalım dünya öğrensin ve kendi adına karar versin….”

İki kitap arasında bir seçim yapmam gerekirse Kaplan!Kaplan!’ı daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. İki kitapta hızlı ve sürekli hareket halinde olan karakterlere sahipti. Yıkım’a Giden Adam’da, Kaplan!Kaplan!’da aslında şirketoliji ile yönetilen toplumlarda geçiyor. Ve bir kişinin eğer isterse, gücü ve arzusu varsa, toplumu değiştirmek için yeterli olabileceğini gösteriyor.

Yıkım’a Giden Adamın kapağından hiç hoşlanmadım. Eseri basan yayınevlerinin hiçbirinin kapağı tam anlamıyla kafamdakini yansıtmıyor. Şöyle bir kapak çok daha etkiliyeci olurdu.

1

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s