İkiz Yıldız (Robert A. Heinlein)

   Bilim Kurgu dünyasının kurucularından ve Isaac Asimov, Arthur C. Clarke ile birlikte “Büyük Üçle”den birisi olan Robert A. Heinlein 1956 yılında Hugo kazanan eseri olan İkiz Yıldız hakkında olan kısa yazıma hoşgeldiniz. Kendimi hiç bir zaman tam anlamıyla bilim-kurgu türüne yakın görmedim, Asimov’un ve Clarke’nin, Bradbury’nin, Huxley’in bazı eserleri ile beraber herkes gibi küçükken Jules Verne‘nin eşsiz yazımını tecrübe etmiştim. Türe yabancı olmasam bile asla kendimi derin bir hayran olarakta görmedim. Kendimden bu kadar bahsettiğim yeter. Biraz da Heinlein ve İkiz Yıldız’dan (Double Star) bahsedeyim.
   Kısaca bir hikayenin üzerinden geçersek, dağlar kadar egoya sahip bir aktör olan Büyük Lorenzo’nun tanınan ve önemli bir politikacının yerine geçmesini anlatıyor. Marslıları, İmparatoru ve politikacının tanıdığı herkesi kandırırken, bazen ölüm tehlikesi atlatıyor, bazen “Ne olursa olsun gösteri devam etmeli.” diyor.  Lorenzo’nun ağzından anlatılan hikayede dönekliğini görüyoruz çünkü okudukça Lorenzo’nun ne çok fikir değiştirdiğini göreceksiniz. Her ne kadar bu değişimler basit ama çok insancıl bir nedene dayanıyor olsa da bazen “Yeter artık, arkadaş. Bu kadar da olmaz ki… ” dedirtiyor. Lorenzo klasik, klişe, defalarca denenmiş olmasına rağmen aynı zamanda değişik bir karakter olmuş. Açıkcası Heinlein’in karakterileri tanımamız gerektiği kadar bize anlatmasını çok sevdim. Kimsenin gereksiz özelliklerini veya geçmişini öğrenmiyoruz. Okuyucu sadece hikayenin devamı için gerekli olan ve kafasını karıştırmayacak kadarını biliyor. Tabii bu da kitabın kısa olmasını sağlamış ve tek oturuşta bitirilen güzel bir hikaye ortaya çıkmış.
    İkiz Yıldız bildiğimiz bilim kurgu kitaplarından farklı çünkü olay bilgisayarlar, gemiler, lazer silahları değil daha insancı bir şey olan politikaya odaklıdır. Heinlein kitabı yazdığı dönem içinde meydana gelen veya gelmiş siyasi olaylarla ve bilinen ırkçı düşüncesi ile kitabı harmanlamış. Marslıların kabul görmemesi ve insan olmayanlar dışında herkesin ikinci sınıf vatandaş muamalesi gördüğü bir düzeni ve serbest ticaret gibi ekonomi çökertici bir düşenceyi yüzeysel bir bakışla eleştirmiş veya irdelemişte denilebilir. Tabii ki her bilim kurgu eserinde olduğu gibi yine icatlar havada uçuşuyor. Mesela The Guardian’da ki bu yazıda gördüğüm, su yatağı konusu gibi.
   Biraz çeviri ve kapaktan bahsedeyim.Kitabın çevirisi tatmin edici ve okunabilir olsada isim çevirisi açıkcası kitap ile alakasız olmuş. “İkiz Yıldız” içerik ile bağdaşmıyor. Metis Yayınlarının çıkardığı ve benimde okuduğum 1995 baskılı kitabın kapağı hikaye ile ilgisiz olmuş. Misal;

İkiz Yıldız (****) eğlenceli aynı zamanda politika yapanların insanlar değil fikirler olduğunu gösteriyor. İnsanlar değişebiilir, yenilenebilir, aktörler tarafından dublorlükleri yapılabilir ama fikirler kalır ve asıl politika onlar üzerinden yapılır. Kişiler geçici, fikirler kalıcıdır.

Reklamlar

İkiz Yıldız (Robert A. Heinlein)” üzerine bir düşünce

  1. Geri bildirim: Hugo Ödülleri | Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s