Aylık arşivler: Ocak 2013

Molester Man (YOKOTA Takuma & Kendisi)

000001

Uzun zamandır manga okuma isteğim yoktu. Final döneminde de her genç öğrencinin yaptığı gibi “İki bakıp çıkarım.” diyerekten açtığım bilgasayarı 4 saat sonra kapatırken Molester Man’ı okuduğum için pişman değildim.  Neredeyse Mr. Molester güldüğünde güldüm, ağladığında ağladım. Karakterler, hikaye, uzunluk her şeyi ile mükemmel bir seriydi. Sanatı dışında, o kadar kusur kadı kızında da olur.

Aslında sanat benim için önemlidir. Nasıl bir kitabın hikayesi, müziğin enstüramentalisi (böyle bir kelime var mı?)  temel yapı taşı ise, manganın ise sanatı bu görevi görür. Lakin, istisnalar kaideyi bozmaz diyerekten, arada bir iki tek atmaktan zarar gelmez. Komedi diye okuduğum ve tebessüm bile oluşturmayan o aptal mangalardan sonra Molester Man çok iyi geldi. Sıkıntınız var, depresif mi hissediyorsunuz, Molester Man sizi mutlu eder. Hem internet göndermeleri, otaku dokundurmaları falan bayağı eğlencelidir.

Son söz, mangaupdates.com da 2ch adlı japon textboardlarında geçen bir hikayeden esinlendiği yazıyor. Based on the a true story, der kaçarım. Hadi kolay gelsin.

000004_crop

Reklamlar

Notlar #3

  • Bu seneki Oscar adaylığı olan filmlerin hiçbirini izlemediğimin farkına vardım. Oysa her sene adaylar belirlenene kadar en az 3 tanesini izlemiş olurdum. Benim için hayırsız bir Oscar olacak. Zaten neredeyse bilm-kurgu, çizgi roman, fantazi türleri için en iyi yıllardan biri olmasına rağmen hiçbirinde bahsedilmemesi benim için baştan büyük bir eksik.
  • Facebook, twitter, pinterest vs. sosyal ağ sitelerini kullanmayanların kullananalara karşı verdiği tepkiler şaşırtıcı. Daha vahim olanı ise kullananlarların karşı tepkisi, insan olmanın seçim yapmak demek olduğunu bilmeyenler kişileri seçimlerine göre yargılayamaz veya yaftalayamazlar. Eskiden insanlar arabasına, evine, işine, tahsiline göre davranılırdı. Şimdi hangi sosyal ağda etkin, kaç beğenisi var gibi olaylara göre davranılıyor. İnsan toplumunun uyum mekanikleri insanlar için bile hayret verici derecede işlevsel ve ilgi çekici.
  • Karar verdim En İyi 5 Bond Kızı diye bir yazı hazırlayacağım. Aslında Skyfall’ın gazı ile aklıma gelmişti. Vaktim olmadı. Buraya yazınca teslim tarihi psikolojisi yaratır. 
  • Bu haftanın, ayın, yılın hatta asrın en önemli olayı Zaman Çarkı serisinin tamamlanmasıdır. Söylenecek başka bir şey yok. Bugün fantazi severlerin bayramıdır.
  • Günümüz siyasetçilerine gelsin.

“Dünya değişim zamanlarında daima demokrasi ile idare edilmiştir ve en iyi sese sahip adam kazanır. Herkes Hitlerin ordusu yüzünden güce sahip olduğunu düşünür çünkü öldürmeye çok heveslilerdi ve bu kısmen doğru, çünkü gerçek dünyada, güç her zaman ölüm tehdidi ve şerefsizlik üzerine kurulmuştur.” 

-Ender Wiggin, Sy.126
Ender’in Oyunu
 

Notlar #2

  • Battlestar Galactica izledik, bitti. Birkaç sene sonra tekrar izler, yorumlarız. Yapılmış en iyi bilim kurgu, demeyeceğim. Son iki sezonda ki Kara Thrace saçmalığı olmasa çok daha güzel olacaktı. Olmadı, beceremediler. Yine de yakın sürede bir Cylon atağı bekliyorum. Sırada dizi tarihinin en psiko karakterini, Gregory House’u tekrardan fethetme var.
  • Kitap yasaklatma haberini görünce kütüphaneme yaklaşıp kitaplarıma dokundum. Sonra bir baktım, yasaklanan kitaplarda geçenlerin on katı daha pis kitaplara sahibim. Hatta bir atın kadını sahip olmasını anlatan bir kitap var. (Hangi kitap bilen var mı?) Küfürlerin gırla olduğu birkaç kitapta var. Asıl önemlisi bu kitapları ilkokulun son yıllarında okumuştum. Hadi, bunu geçtim. “Fareler ve İnsanlar”ı öğretmenimin tavsiyesi ile ilkokul beşte okumuştum. Şu 10 senede ne değişti ki! Düşünün bakalım.
  • İnsanlar neden bir filmi izleyip zevk alacaklarına onu kendi dar görüşlerine sığdırmaya ve anlamlandırmaya çalışırlar anlamadım. Sinemaya gelen bir film, seçimlerin sonucunda bilet alıp gittiğin bir filmdir. Kendi seçimlerin seni istemediğin bir duruma sokuyorsa, sorunu fındık kadar olan beyninde aramalısın. Diğer insanların eserlerinde değil.

Notlar #1

Battlestar Galactica‘yı tekrardan izlerken altta ki yorumlara göz attım. Hayatımda bu kadar şoka girmemiştim. Stargate ile veya Star Trek ile karşılaştırmalar gördüm. Birkaç tanesi saçmalama sınırlarını zorlayıp Star Wars ile karşılaştırmış. O gruba söylecek hiç bir şeyim yok. Ruhlarının huzur bulmasını diliyorum. İlk gruba ise…

Okumaya devam et